Çirkin ve kimliksiz yapıların sorumlusu (sadece) mimarlar değil

Aşağıda maddeler halinde paylaştığım cümleleri sıkça duyarsınız. Sıkça diyorum çünkü biliyorsunuz ki ülkemizde inşaatçı ,şehir plancı ve müteahhit çoktur. Herkesin en rahat atıp tuttuğu konuların en başının üst kısmının birazcık yukarısında İNŞAAT – MİMARLIK konuları gelir..

Bir rahatsızlığı paylaşmak için bu blog yazısını hazırlama gereği duydum bir de 1 haftayı olabildiğince geçmemeye çalışıyorum son günlerde blog’a hiç uğramıyorsun diyenler için..

  • Şu binalara bak, ne kadar çirkin ve birbirini tekrar ediyor..
  • Kibrit kutusu gibi binalar..
  • Karınca yuvası gibi yüksek katlı evler.. (genelde toki konutları için söylenir)
  • Ne beceriksiz mimarlarımız var, bunlar ne çirkin binalar..
  • Böyle mimarlık mı olur (!) ?

Yukarıdakiler gibi şeyler duyduğumda bir mimar olarak Türkiye ve Türk Mimarlığı adına rahatsızlık duyuyorum. Sevmiyorum bu tarz şeylerin konuşulduğu ortamlarda ses çıkarmayı ben de buradan yazayım dedim.

Ekonomik koşulların, piyasada ayakta durmanın, ekmek telaşının, sık boğaz eden yönetmeliklerin, yorucu idarelerin , koşturmacalı bürokrasinin, sanata – mimarlığa sadece kulak dolgunluğu olan işverenlerin olduğu bir piyasada başka nasıl bir mimarlık anlayışının olması beklenir ki kardeşim ?

  • Adam estetik kaygı taşısın diye yapıya en ufak birşey eklese; ”bu maliyeti artırır..”
  • Herşeyin daha güzel olması, plan çözümlerinin muntazam işlemesi ve oturması için biraz ek vakit istese; ”ne ağır mimarmış arkadaş..”
  • Herşeyi hakkıyla hızlı ve zamanında teslim edecekse bile hakkını istese; ” ne kazıkçı mimarmış bu mimarlar da ne kadar çok kazanıyor..”

Derler de derler.. Hem Üç kuruş ucuz olsun, hem de şoför mahalinden olsun.. Olmuyor işte.. Olursa dışarıdaki gibi yapılar görüyoruz.. Dışarıdaki gibi yapılar’dan olmayan say bakalım diyenleri başka bir yazıya davet ediyorum o ayrı bir konu..

Sonra yukarıdaki gibi cümleler duymaya devam edersiniz işte.. Ruhsat aldıktan sonra elli defa tadilat – revizyon gündeme gelir.. Harçlar, ücretler, haraçlar.. Milli sermaye kaybı da cabası..

Sonra mimar niye böyle yapmış dersiniz işte..

Leave a reply:

Your email address will not be published.