Depreme dayanıklı bina nasıl anlaşılır?

Depreme dayanıklı bina nasıl anlaşılır? Bir yapının depreme dayanıklı olup olmadığını anlama yolları nelerdir? Ya da bir yapının en fazla kaç şiddetindeki depreme dayanabileceğini öğrenme yolları nelerdir? Gibi soruların cevaplarını içeren bir yazı hazırlama gereği duydum.

İstanbul gibi yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşamak kaçınılmaz bir gerçeği kabullenerek yaşama devam etme zorunluluğunu doğurur.

Bu nedenle tedbir sizden ve tabi takdir Allah’tan ancak yaradan da neticede akıl vermiş kullanalım diye ve bu aklı da yaşadığımız binaları tercih ederken nelere dikkat etmemiz gerektiğine biraz çalıştırıp sonra kadere boyun eğmek en doğrusu olacaktır.

Öncelikle işin teknik boyutlarına geçmeden önce bu yazının bir mimar tarafından yazıldığını ve “deprem”, “depreme dayanıklı binalar”, “taşıyıcı sistem”, “bina dayanıklığı” gibi konuların Statik Mühendisliği (İnşaat Müh.) – Jeoloji ve Jeofizik ihtisas alanına doğrudan girdiğini belirtmek istiyorum. Ancak 10 yıla yaklaşan özellikle de konut sektörüne yönelik projecilik – kontrolörlük deneyimlerime istinaden bu alanda söyleyeceklerim elbette var.

Bir yapının kaç şiddetindeki depreme dayanabileceğini nasıl anlayabiliriz?

Bir yapının en fazla kaç şiddetinde depreme dayanabileceğini anlamanın 2 yolu var.

  1. Eğer bina tamamlandıysa yani halihazırda yapılı bir binadan bahsediyorsak yapının mevcut haliyle rölövesi, özellikle de taşıyıcı sistem röntgeni dediğimiz iskelet sisteminin birebir aynısı proje olarak dijital ortama aktarılır ve Sta4CAD vb. gibi inşaat mühendisliği çizim programlarında modellenerek o programlarda sanal simülasyon yöntemi ile yapının eskime katsayısı gibi değişkenler de işlenerek teste tabii tutulur. Bu testin sonuçları öngörülerime göre %50’den fazla ihtimalle doğruyu söyleyecektir.
  2. Eğer henüz inşa edilmemiş bir projeden bahsediyorsak yine yukarıdaki işlemler bu defa rölöve almaya gerek kalmaksızın mevcut proje üzerinden test edilerek sonuca ulaşılır.

Depreme dayanıklı bina nasıl anlaşılır?

Yapı bir önceki ve en son deprem yönetmeliğine , ilgili standartlara uygun şekilde inşa edildiyse ve inşasında Yapı Denetim kurallarına fen ve sanat kaidelerine uygunluk sağlandıysa çok büyük (7.0 ve üzeri gibi) depremlerde diğer binalardan daha az hasar alacağını söyleyebilirim.

Daha üst şiddetlerde ise yıkıcılık artacağından artık yönetmelik ve struktür sisteminin tasarımcının dokunuşlarına bağlı olarak maharetleri olacakları gösterecektir.

Bir yapının depremden sonra üzerinde yaşanıp yaşanamayacağı nasıl yorumlanır?

Deprem sonrası yapının taşıyıcı sisteminde (kolon, kiriş) derin çatlaklar ayrılmalar ve patlamalar var ise bu durum derhal ilgili idarenin Yapı Kontrol Müdürlüğü’ne bildirilmelidir.

Yapılacak tetkikler ve teknik analizlere gerek duyulması halinde yapıdan karot ile numunelerin alınmasına müteakip yapının mühürlenerek boşaltılması gerekip gerekmediği gerekçeli karar ile yapı sahiplerine bildirilir. Verilen karara riayet etmek artık bu noktada zorunludur.

SON SÖZ;

  • Deprem öldürmez, çürük ve dayanıksız binalar öldürür.Yani tedbirsizlik öldürür.
  • Yönetmelikler, standartlar yazılıp çizildiyse atlatılmak ya da kılıfına uydurulmak için değil.. Onlara uymak için varlar.. Dolayısı ile bahse konu standartları kontrol edenler kadar uygulayanlar da insani ve etik olarak insan sağlığını korumak noktasında eşit derecede sorumludurlar.
  • Üç kuruş ucuza malolsun diye bina yapılmaz, yapılamamalı. Yapı güvenliğinden asla taviz verilmemeli.
  • Perde, kolon ve kiriş tasarımları dikkatle tekrar tekrar elden geçirilmeli ve birden fazla işin uzmanı tarafından kontrol edilmeli en ufak hata kaldırmayan bu konuda sezarın hakkı sezara verilerek iş teslim edilmeli.

 

Leave a reply:

Your email address will not be published.