Kategoriler
Proje yönetimi

Mimaride fikir kavramı ve ötesi..

Bazen daha da zoru ilk adımı atmaktır. Bu zorluğun nedeni ilk adımda en mükemmele ulaşmak olsa da pek çok mükemmel fikir ilk ortaya çıktığında gerçekten mükemmel değildi.

Hatta iyi olmaktan bile uzaktaydı. Bir fikrin ortaya çıkmasını zorlaştıran etmenlerden diğeri de o fikri oluşturacak öğelere yeterince hakim olamamaktır.

Zaten bir fikir üzerinde çalışmaya başlamak, bir fikir bulmak bu nedenle zorlayıcı görülmektedir.

Fikir bağlamında Doğruluk, iyilik, Mükemmellik ve güzellik kavramları mühendislik – matematik gibi sayısal bilimlerle ifade edilebilecek keskinlikte olmadığından tıpkı estetik kavramı gibi tartışmaya açık şeylerdir.

Çünkü kime göre? Ve neye göre sorularının yanıtı her fikir için değişkenlik gösterir.

Fikrin güzelliği, mükemmeliği hakkında yapılan yorumlar bu nedenle zaten bağlayıcı değildir ve olmamalıdır. İşte “eleştiri” bu noktada sanatın ve mimari’nin olmazsa olmazıdır. En büyük çıkmazları, karşıtlığı ve çelişkiyi hatta benzerliği ayırt etmemizde, akıllardaki “iyi” olgusuna ulaşmayı kolaylaştıran araçlardan sadece biridir.

Denemek ya da en azından denemeye çalışmak bir fikrin gelişmesine, daha büyük fikirlerin doğmasına da yardımcı olacaktır.

Biraz felsefeye kayan mimarlıkta fikir hakkındaki bu söylemlerim neden? Ve niçin? Sorularına yanıt arayanlara kısmen yardımcı olabilir.

Kullanım alışkanlıkları, fikrin hangi toplumda ya da herhangi bir toplumun hangi kesiminde bulunduğu gibi değişkenler, fikirleri özgünleştirir. Bunlar, özgünlüğü sağlarken fikirleri çeşitlendirir.

Bir mimari fikrin doğuşu ve fikrin mimarisi

Bazen bir fikrin doğması, başka bir fikrin yeniden yorumlanmasıyla da mümkün hale gelebilir. Sanat tarihi ve geleneksel mimari tarzları yeniden yorumlama olayı da bunun en güzel örneğidir. “İzm”lerden yola çıkarak kendi fikrini hayata geçirmeyi, günümüz mimarlığına bir ihanet gibi görmektense, mimaride fikrin hayata geçirilmesi hususunda atılacak değerli bir çalışma olarak görmek çok daha evladır.

Mimarlıkta fikir kavramı; özgünlüğün, tasarımcının tasarıma dokunuşunun, bir kimliği ya da bir yansıması olarak da görülebilir. Mimari tasarımda fikirler için çıkış noktası, bazen topoğrafik öğeler, bazen kullanıcının istek ve ihtiyaçları, bazen teknik gereksinimler ve buraya yazamayacağım daha onlarca şey olabilir. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bir ihtiyaçtan yola çıkarak geliştirilen fikirlerin hem sağladığı kolaylık bakımından, hem de yukarıda bahsini ettiğim doğruluk, iyilik, mükemmellik gibi yargılardan geçer not almaya en fazla yardımcı olan şey olduğunu belirtmeliyim.

Mimari tasarım bağlamında fikir kavramı onu bulduktan sonra hayata geçirme boyutuna geçiş yapar. Bir fikrin hayata geçirilmesinde en önemli tetikleyici yine fikrin kendisidir. İşin enteresan tarafı bu noktada başka fikirlere ihtiyaç olmasıdır. Yani bir fikri hayata geçirebilmek için çoğunlukla başka fikirlere de ihtiyacınız olacağından bahsediyorum.

Bir fikrin sürdürülebilirliği birbirini takip eden benzer problemlerin çözümüne yönelik verimliliği ile ölçümlenebilir.

Bu aynı zamanda fikrin sorunlar karşısındaki mukavemetini ve doğal olarak ne kadar iyi olduğunu da dolaylı olarak yanıtlamış olacaktır.

Yapıyı, mimariyi, herhangi bir tasarımı ya da herhangi bir tasarımın herhangi bir parçasını, temelde yatan fikri oluşturur.

Tarihten beri süregelen bugün ders kitaplarında bile anlatılan mimari eserlerin arkasında tetikleyici – destekleyici ve halen ayakta durmasını sağlayan şey de yine fikirdir.

Yazar Murat Erçelebi

Müellifi kayıp projelerin mimarı, okur, yazar, çizer, dinler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir