Mimarlığın zorluk katsayısının değişkeni; işveren faktörü!

Mimarlığın zorlukları hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Sonra mesleğimizin zorlukları için insan tiplerinin ne kadar önemli olduğunu farkederek yazıyı oraya doğru kaydırdım. Yeni mezunlar başta olmak üzere mimarlık zor mudur? sorusunu merak edenlerin sayısı oldukça fazla.

Mimarlık mesleğinin zorlukları konusunda gerçek ve samimi bir yol gösterici olarak değerlendirilebilecek bu yazıda insan tiplerini tanımanız bakımından diğer okuyacaklarınızdan bir hayli farklı.

Önce hastanın iyileşmeyi istemesi gerekir. Sonra doktor tıbbi deneyimlerini hastaya uygulamaya koyulur. Bizim meslekte de bir anlamda durumlar böyle..

İşveren – mimar, mimar – yatırımcı arasındaki ilişkilerin mimari üretim sürecine olan etkileriyle alakalı düşüncelerimi bu yazımda sizlerle paylaştım.

Özünde özetinde herkesin kendi yetki alanı çerçevesinde insani değerlerle yaklaşımlarla belirlenecek hayali sınırların farklılaşması ve bunun neticesinde mimari ürüne yansımaları hakkında harika bir değerlendirme yazısı olduğunu düşünüyorum.

Bu yazıyı da okumalısın;

Mimarın bir günü nasıl geçer?

[adinserter block=”1″]

İşveren profilleri, insan tipleri ve davranış biçimleri bakımından tespit ettiğim bazı profilleri sizlerle paylaştım. Kimse mükemmel değildir, herkesin kendince hatası olacaktır. Buradaki içerikler mimarlığın zorlukları konusunda herşeyin daha mükemmel olması adına belki kendime de bazı çıkarımlar içermektedir. O yüzden kimse oradan vurmaya kalkmasın..

Ne istediğinden tam emin olmayan, hatta ne istediğini kendi bile bilemeyen bir işveren

İşverenin ne istediğini bilmesi nasıl istediğini bilmesinden çok çok daha önemlidir. Yani yapısal olarak nazik olmayabilir ama ne istediğini iyi bilen bir işverene çalışmak her zaman daha kolay olmuştur. Öyle de olacaktır.

Ne istediğini bilmeyen, kararsız, sürekli fikrini değiştiren, ayrıca hiçbir şeyi beğenmeyen, neyi değiştirince işlerin düzeleceğine dair bile fikri olmayan birine iş yapmaktan daha kötü olanı yoktur.

Herşeye müdahale eden işveren mimarlığın zorlukları arasında sayılmalıdır

Tasarımcının , mimarın işine çok müdahale ederek ortaya çıkacak ürünün şekillenmesinde pay sahibi olması ile isteklerini adam akıllı sıralayan ve köşesine çekilerek mimarının yeteneklerinin neleri yapabileceğini merakla beklemeye odaklanan bir işveren profili arasında dağlar kadar fark var.

Mimar Murat Tabanlıoğlu‘nun yıllar önce bir ropörtajında okuduğum cümlesi bu anlamda tam da manidar; ”mimarlık başkasının parasıyla kendi hayallerini uygulama sanatıdır” diyordu. Tam anlamıyla katılmasam da mimarın fikirlerinin işverenin fikirlerini olgunlaştırması bakımından oldukça önemli olduğunu da destekleyen bir görüş. Ama herşeyi tek ve yegane karara bağlayan kişinin sadece mimar olması da bu bağlamda doğru bir tercih / şey olmadığının bilinmesi gerekiyor.

Neticede kullanıcının isteklerini en iyi yine kullanıcı bilir. Mimar bu konuda bildikleri, gördükleri, kültürü ve mesleki disiplininin elverdiği ölçüde çok iyi bir yol gösterici olmalıdır.

Hiçbir şeye karışmayan, en ufak yorumu olmayan ve herşeyi mimardan bekleyen işveren

Bu profil ile de çalışma fırsatım olsa da , en zor olanı sanırım bu diyebilirim. Düşünsenize; ”bana öyle bir bina yap ki, bu bina daha önce hiçbir yerdeki binaya benzemesin. İnsanlar yanından geçerken resim çekmek istesin, şöyle kullanışlı olsun, böyle güzel olsun” filan diyen bir işverene çalıştığınızı.. Ne kadar heyecan verici öyle değil mi? İnsan ne sunacağını ne yapacağını şaşırırdı doğrusu..

Diğer iki profil piyasadaki işveren portföyünün sanırım %70’inden fazlasını teşkil ediyor. Bu son işveren karakteri ise en az görülen kişidir. Hatta neslinin tükenmekte olduğunu belirtmekte yarar görüyorum.

Bu yazıyı da okumalısın;

Mimarlık nedir? Mimar kime denir?

Yatırım aracı olarak mimarlık Vs. Yatırım amacı olarak mimarlık

İnsanlarımızın ”bu parayı bankaya yatırsam vereceği faiz oranı şu inşaata yatırsam kazanacağım paradan daha fazla olur” demesinin önündeki tek engelin ne zaman muhafazakar düşüncelerden ziyade inşaatın daha kârlı bir yatırım olması nedeniyle tercih edilebilir hale gelmesi bu sektörün yani mimarlık sektörünün de gelişeceği günlerin yakınlığını ifade ettiğini düşünüyorum.

2 comments On Mimarlığın zorluk katsayısının değişkeni; işveren faktörü!

Leave a Reply to Murat Erçelebi Cancel Reply

Your email address will not be published.

Site Footer