Mimarlık hizmetleri için de havuz sistemi şart!

Projecilik, mimari danışmanlık ve müşavirlik gibi hizmetlerin çoğunlukla tanıdık – referanslar vs. yoluyla geldiği herkes tarafından bilinir. Kimse bir tabelaya bakarak ”senin tabelan çok güzel geldi, ben de bu proje işini sana vermek istedim!” demez. Herkes birilerinin vasıtasıyla tanıtık mimara yönlenir.

Bu durum çok verimli ve yaratıcı işlerin ortaya çıkmasına engel teşkil etmektedir. Ayrıca benim de kendi ofisim olduğu dönemde sıkça rastladığım en verimli dönemlerini boş oturmakla geçirme problemini doğurmakta.

2019 itibariyle yeni yapı ruhsatları ve inşaatlar için artık yapı denetim firmalarını işveren kendi belirleyemiyor. Yapı denetim hizmetleri için YİBF numarası ile birlikte artık yapı denetim firmalarını da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirleniyor.

Durum böyle olunca ”yapı denetim firmaları para kazandığı inşaat sahibinden parayı alırken eksikleri söylemek noktasında çekimser kalma lüksü ortadan kalıyor.”

Yapı denetim havuz sisteminin en beğenmediğim yönü ise İstanbul gibi büyük şehirlerde firmanın kayıtlı olduğu adres ise atanan işin konumu arasındaki mesafenin sistem tarafından yok sayılmasıdır. Yani atıyorum yapı denetim firması Sultanbeyli’de ise o firmaya atanan iş nasıl olurda Çatalca’da olabilir???

Lokasyon bazlı bir otomatik yapı denetim firması atama algoritmasını geliştirmek Aselsan için çok zor olmasa gerek.. Bu güdümlü füze bile geliştiren yazılım teknoloji markamızın yapabileceği en kolay işlerdendir. Tabi bu sistemi Aselsan’ın yaptığını farzedersek..

Mimarlık hizmetleri için de havuz sistemi getirilmelidir

mimarlik-hizmeti-proje-ofisi

Bu benim kişisel bir görüşüm olup, hiçbir topluluk ya da zümreyi bağlamayan kendi blogumda sizlerle paylaştığım naçizane bir görüştür..Katılmıyorsanız hemen alttaki yorum bölümünden kendi düşüncelerinizi de paylaşabilirsiniz. Ancak mimarlık firmaları için havuz sistemi yani bir proje vs. mimari danışmanlık hizmeti’nde atamayı (mimarın belirlenmesi olayını) bakanlığın yapması aşağıdaki yararları doğurabilir;

  • Mimarlar Odası tarafından her yıl açıklanan proje çizim fiyatları üzerinden fatura kesme olayını sanıyorum pek çok proje müellifi çok iyi yapamıyor. Yani ne kadara anlaşırsa o kadar fatura kesiliyor / yada belki hiç kesilmiyor. Devletin bu noktada KDV kaybı söz konusu olabiliyor. Bu masanın karşı tarafından bakılarak bu listeye eklenen bir madde..
  • Mimarlar için havuz sistemi getirilmesinde bir diğer gerekçe ise bu zamana kadar yapılan işlere göre mimarlara puan verilerek ona göre işlerin dağıtılması. Örneğin yapı hizmet sınıflarına göre verilecek (daha önce yapılan işler göz önüne alınarak) puanlara göre yeni işlerin ataması yapılabilir. Böylelikle Sezarın hakkı her zaman sezara gidecektir. Yani kimseyi yargılamak, derecelendirmek , kıyaslamak, küçümsemek veya büyütmek gibi olmasın ama bir kamu yatırımı – bir büyük stadyum projesi yeni mezun mimar arkadaşa verilemesin. Anlatmak istediğim olayı umarım anlatabilmişimdir.
  • Yeni ofis açan mimarlara iş bulma sıkıntısı ortadan kalkacaktır. Piyasa canlanacak ve proje fiyatlarında sektörü öldüren etik olmayan şekilde canavarca ve hunharca indirim yapan mimarlar artık bu indirimi yapamayacaktır. Çünkü atama yoluyla mimar belirlendiğinde ödemeyi vatandaş devlete yapacak, devlet de mimara kendi payını aldıktan sonra ödemesini yapacaktır.

Tanzim satış olayları, piyasaya müdahale ve benzeri konuların konuşulduğu bu seçim öncesi tehlikeli dönemde bunu bu yazıda ifade etmem ne derece doğru oldu bilemiyorum ama mimarlık hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi, piyasaya homojen ve aslında hakedene hakettiği değeri verecek bu düzenlemenin mimarlık piyasası için de hayırlı olabileceğini öngörüyorum.

Bilmem, siz ne düşünüyorsunuz?

Yorumlarınız burada çok değerli !

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir