Mimarlık müziğin donmuş halidir..

Friedrich von Schelling tarafından söylenen bu söz gerçekten sanatın mimarinin ayrılmaz ikili olduğunu açıklamaya çalışan güzel bir deyiş..

Motivasyon kaynağım bu söz değil, zaten müziğe karşı boş değildim :). Ama uğraşımın mesleğimle paralel olması hiç de fena olmuyor..

Klasik gitar eğitimi için bundan yaklaşık olarak 10 sene kadar önce oturduğum mahallede bulunan bir kafede gitar çalan Mehmet hoca diye bir canlı müzik gitaristinden eğitim almıştım. Gitarla ilk tanışma ve tutuş gibi olaylar ilk başta çok zor gelmişti. Hatırlıyorum, ben bunu çalamam aga ya.. filan derdim. 🙂 Hatta çalanlar nasıl çalıyor hayret filan ederdim. Ancak biraz zaman geçtikten sonra bolca pratik yaparak olayın mantığını az da olsa kapmıştım.

Eğitime 1 ay kadar devam ettikten sonra kendi bestelerimi yapmaya başladım belli başlı kolay akorlarla.. Aslında pena ile ritim atma olayını halletmiştim, akorlara bareler de dahil basabiliyordum ama işin matematiğini, nota bilgisini ve müzik tekniğini ihmal ederek o şekilde bugüne kadar epey kişiye arkadaş ortamında vs. çaldım, söyledim 🙂 .

Öğrencilik yıllarımda ufak cep harçlıklarımı biriktirerek Kadıköy’de underground (yeraltı) müzik studyolarında kayıtlara girdim. Tabi solist olarak kendi bestelerimi seslendirdim. Youtube’a filan yükleyerek ünlü olmak hayaline sahip değildim, benim derdim bişeyler üretmek, müzikle haşir neşir olmak filandı..

Merak edenler için bazı kayıtlarımı soundcloud’ta dinleyebilirsiniz;

Mezuniyet hediyesi olarak babamdan elektro gitar istemiştim. İbanez marka gitarımı elime aldığımda heyecan duymuştum. Sonrasında askerlik görevi için gittim ve geldikten sonra da epey süre işten artan vakitlerimde arkadaşlarımla studyolara giderek kendi çapımızda bişeyler yaptık konu komşuya filan çaldık ettik..

Aradan geçen yılların ardından beste olayı pek kalmadı, daha çok mevcut şarkıları çalmaya söylemeye devam ettim.

Bundan yaklaşık olarak 1 hafta kadar filan önce bağlama alarak udemy’de ERDOĞAN ERKEN’in hazırladığı Kısa sap bağlama eğitimi adlı online kursu satın alarak Bismillah dedim ve yeniden ama bu defa yeni bir enstruman öğrenmek için yola çıktım.

Evet, gitarı 10 seneye yakın kendimce çalmanın verdiği muhteşem bir kolaylık oldu. Tabi süslemeler, vurarak çalmalar , tezene teknikleri vs. çok yeni olduğumdan olayın derinliklerine dalamadım (henüz 🙂 )

Pes etmeden her gün bir iki yıl boyunca bu kursu, belki yeni bir kaç kursu ve youtube üzerinde de farkettiğim kadarıyla inanılmaz ücretsiz bir sürü ders videosu var onları, tekrarla, pratikle çalmaya öğrenmeye devam edeceğim.

Amacım yine ünlü olmak, bi yerlerde çıkmak sahne almak filan değil. Tamamen hobi ve bir kaç eş dost bir araya geldiğimizde iki tıngırdatmaktan fazlası değil.

Bakalım ilerleyen günler neleri gösterecek..

Bu defa olayın matematiğini, tekniğini, nota ve müzik bilgisini de işin içerisinden ayırmadan ilerlemeye çalışacağım.

Belki yukarıdaki gibi ufak kayıtlar alıp burada ya da sosyal medyada sizlerle paylaşabilirim.

Size de tavsiyemdir, bir enstruman mutlaka öğrenin.. Çok şey kaçırıyorsunuz valla, benden söylemesi..

Yorumunuzu paylaşın:

Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayımlanır.

Site Footer