Sancaklar Camii Mimari Eleştiri yazısı

Mimari tasarımda farklılık arayışlarına girişen ve özgünlük çığlıkları atan başarılı yapıları gezmeyi, incelemeyi gerçekten seviyorum.

Özellikle de Türkiye’de bulunan ve Türk mimarların tasarladıkları başarılı yapıları deneyimlemek son derece keyifli.Emre Arolat Mimarlık tarafından tasarlanan bu harika camii’de bir cuma namazı deneyiminden çıkardığım notları büyük bir zevkle paylaşacağım.

Bu arada başarılı yapılar diyorum. Kime göre ? Neye göre ? Diyeceksiniz belki. Ama aşağıdaki ödüller, hakkında çıkan haberleri ve benim gibi mimarlık eleştirmenlerinden tam not alması gerçek anlamda başarılı yapılar arasında olmasını sağlıyor..

[adinserter block=”1″]

Bilmeyenler için Sancaklar Camii’nin bazı ulusal ve uluslararası ödülleri;

  1. 2011’de Barselona Dünya Mimarlık Festivali Geleceğin Projesi ödülü
  2. 2013’te Singapur Dünya Mimarlık Festivali’nde dini yapılar kategorisinde dünya birincilik ödülü,
  3. 2014’te Mimarlar Odası Yapı Ödülü’nü,
  4. 2015 yılında Londra Tasarım Müzesi tarafından Yılın Tasarımı Seçkisi’nde finalist yapı
  5. 2015 yılında Mies Van Der Rohe Avrupa Ödülleri arasında en iyi 40 yapı
  6. 2018 yılında da RIBA tarafından Uluslararası Mükemmellik ödülü’nün sahibi olmuştu.

Tasarımıyla ilgili minimalist, içe kapanık atmosferi ve manevi hazzı artıran yaklaşımı, gösterişten uzak ama kesinlikle sadelik konusunda da derinlere gömülerek kaybolmayan , modernizmin dinamik çizgilerinin de rahatlıkla hissedilebileceği bir mimari tasarım olduğunu söyleyebilirim.

Farklı sitelerde ve pozisyonlarda Sancaklar Camii tasarımı hakkında güzellemeleri zaten paylaşmıştım. Bu yazıda ise mimarlık için olmazsa olmazlar arasında yer alan eleştiri boyutuna yoğunlaşacağım.

İnsanları buluşturan yapıların özellikle de camii gibi kutsi mekanların en zorlu günlerinin kalabalık – daha fazla misafir ağırladığı zamanlar olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

* Toplanma yapıları sakinken incelenmez

Yapıyı çevresinde fazla kimse yokken sakin incelemek her zaman doğru sonuçlar vermeyebilir.

Umumi yapıların yangından korunma tasarımı, taşıyıcı sistem tasarımı gibi senaryoları hep en kötüye – en ağır – en kalabalığa göre yapıldığı düşünüldüğünde mimari kritikler ve mimari eleştiri incelemesi için kalabalık bir zaman diliminde bu mekanda bulunmak son derece doğru bir tercih olacak diye düşündüm.

2018 Kasım ayının 2. haftası ne çok soğuk, ne de çok sıcak bir dönem olduğundan dış mekan deneyimi için de ideal bir seçim olacaktı.

Hasılı, cuma namazı için hiç de planda yokken Sancaklar Camii Mimari Eleştiri – kritik çalışmasını tamamlamış bulundum.

Gözlemlerimi ve düşüncelerimi bazı satır başları ile aşağıda paylaşmaya çalıştım;

  • Mekana giriş kapıları son derece dar ve biraz fazla gizlenmiş. Cuma çıkışında tüm camilerde olduğu gibi minik bir izdiham yaşanıyor. Kapının hemen 2 metre önündeki set duvar bu kalabalığı biraz daha sıkıştırıyor.
  • Kubbedeki yarıklar – çizgiler ilk ziyaretimde betonarme izlenimi yaratmıştı.Ancak bugün daha dikkatli ve ikinci ziyaretim olması nedeniyle anladım ki; hazır bloklardan teşekkül ediyormuş. Nereden anladığımı merak ediyorsanız birleşim noktaları uç uca eklendiği noktalar bariz şekilde kendini belli etmeye başlamış.
  • Ayakkabılıklar yetersiz. İniş hattında sol kapıdan ön saflara doğru ilerlediğinizde bu yolculuk boyunca size eşlik eden dağınık ayakkabılar bu görselliğe gerçek anlamda zorlama oluşturuyor.
  • Bir üst kat olmaması bu görkemli tasarıma mescid basitliği katıyor. Bu kötü birşey değil elbette ama eleştirel notlar arasında yerini almalı.
  • Abdest alma yerleri genişliği maksimum 3 metreyi bulan uzunluğu ise yaklaşık 15 metreyi bulan kapalı iç karartıcı bir hacimde çözülmüş. Bu da bir eksiklik. Açık abdest alma yeri ve modern şadırvan tasarımı da bu yapıya ilave olarak düşünülmeliydi.
  • Bir amfi tiyatro ya da stadyumda maç izliyor hissiyatı veren kademeli namaz safları ,merdiven merdiven inen görüntü kafamı arkalara çevirdiğimde gözüme çok mükemmel görünmedi. Ne olursa olsun düz ayak çözülebilmeliydi.
  • Son cemaat bölümü olmaması da bir hayli ilginç geldi doğrusu..Hem de ilk gidişim olmamasına rağmen.

Biz yine de geleneksel kemerli kubbeli sütunlu camileri sanki daha fazla seviyoruz gibi geliyor.

Eleştirileri dozunda bırakmak, salt birşeyler karalamak adına notlar tutmamaya dikkat etmek lazım. Bu nedenle Sancaklar Camii eleştiri yazımı şimdilik burada sonlandırıyorum.

Söz konusu yer hakkında ya da bu mimari eleştiri yazısı hakkında sizin de eleştirilerinizi aşağıdaki yorum kısmından okumayı çok isterim. Yorumlarınızı esirgemeyin..

Leave a reply:

Your email address will not be published.