Kategoriler
Proje yönetimi

Üretimde süreç olarak; “mimarlık”

Bir yapının inşasında Mimarlık uğraşısı ne zaman başlar, ne zaman tamamlanır? Daha doğrusu efdâl olan hangisidir? Çoğunlukla pek mümkün olmasa da olunca nelerin olabileceğini anlatacağım.

O halde mimarlığın ne zaman başlayıp, ne zaman biteceğini herhangi bir üretim süreci olarak tanımlayarak başlayalım..

Mimarlığı bir üretim süreci olarak görmek gerekir. Onu basit şekilde sadece bir yapı üretim organizasyonu olarak görmek aciz bir sınırlandırılmışlığı ifade ettiğinden söz konusu kavramı “üretim” olarak değiştirmek istedim.

Üretimden önce – üretimi süresince, tek başına teoride ya da fikir olarak kalmayan ve yapının inşasından ömrü boyunca geçen süre mimarlığın tekil bir üretim için birbirine geçmiş aşamalarını ifade eder. Bu sürecin mükemmelliği; bu duraklardan herhangi birinin eksikliği – yokluğu ile belirlenir.

Yani üretim sürecinden önce gerekli donanıma ulaşmak, sürekli merak etmek, yeni şeyleri denemek ve öğrenmeyi istemek, teknik ve estetik – sanat boyutunda gelişim göstermek, felsefesine yönelmek, teknik gereksinimlere adımlar atmak, üretimden önceki süreci tarif ederken, üretim sürecinde ise ihtiyaçların belirlenmesine yardımcı olmak, yapının son kullanıcıyla uyumunu sağlamak yönü mimarlığı bu süreçlere dahil eder.

Ayrıca farklı disiplinleri bir araya getirmek ve tüm bunları üretimde yüksek uyum – verim içerisinde organizasyonunu sağlamak üretim sürecinde ihtiyaçların belirlenmesine yardımcı olmak dışında önemli bir parçası olduğunu kanıtlıyor.

Üretim sürecinde Fikir ve düşünce, planlamanın en büyük dişlileridir. Fikrin ve düşüncenin gerçekleştirilmesi noktasında yapım teknikleri, bu sürece doğrudan geliştirici olarak dahil olmak tarihsel süreçte mimarlık geleneğinde de kendine yer bulan kutsal bir uğraşıdır.

Son kullanıcı, işveren ya da müşteri. Adı ne olursa olsun üretim süreci için geliştiriciye en fazla katkı sağlayacak kişi(ler) yine bunlardır. Problemlerin belirlenmesi, çözüme yönelik atılacak adımlarda duracağı yeri bilerek dahil olma(ları), cesaret veren yaklaşımlara sahip olma hali, geliştiriciye büyük bir güven ve sadakat faktörleri de süreci olumlu yönde etkileyebilecek etmenlerin başında gelmektedir. Teslimiyet son derece önemlidir.

O halde toparlayacak olursam; mimarın, mimarlık üretim süreci içerisinde herhangi bir noktaya sığmayacağı gerçeğini göz ardı edemeyiz.

Farklı disiplinlerden geliştiricilerin ve fikir adamlarının da bu süreçler içerisinde dönem dönem girip çıkacağı düşünüldüğünde nihai ürüne sahip olacak kişinin bu organizasyon şeması içerisinde ana yüklenici vasfıyla işi idare – sevk etmesi son derece yanlıştır. Bu tarafsız ve hiç adil olmayacaktır. Bir yapının ana geliştiricisi olarak mimarın, sürecin tamamında en yetkili kademede planlama ve organizasyon şemasında yer alması önemlidir.

Yani tüm süreçlere bu kadar derinlemesine dahil iken bu süreçlerin herhangi bir bölümünde mimarın varlığını keskin çizgilerle ifade etmek, anlamsız ve sonucu mükemmel olmayan üretim senaryoları için kaçınılmaz olacaktır.

Yazar Murat Erçelebi

Müellifi kayıp projelerin mimarı, okur, yazar, çizer, dinler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir