Kategoriler
Proje yönetimi

Üretmek; bir tutku gibi, aşkla..

Eğitiminin özünde meydana getirmek, inşa etmek ve tasarlamak olan mimarlık mesleği üretmeye muhtaçtır.

Bazen yıllarca çizime ara veren meslektaşlarımla bir araya geldiğimizde çizim yeteneğinin körelen ve mesleğimizin ne kadar nankör olduğundan konuşuyoruz. Oysa nankör olan belki de bizleriz haberimiz yok.

Bana göre çizim yeteneği değilde, üretme yeteneğinin körelmesi daha vahimdir. Üretememe hastalığı mimarlığın kansere yakalandığının resmidir.

Üretmek ya da en azından üretmeyi istemek birşeyler üretmeye çalışmak bile hiçbir şey yapmamaktan çok daha kıymetlidir. Bu da kanseri yenme nedenidir.

* * *

İşim üretmeye izin vermiyor, işim mimarlık bile değil diyebilirsiniz. Bir şeyler üretmek için illa mimarlık yapmak zorunda da değilsiniz meslek adına.

Kaldı ki günümüz meslek pratiğinde üretmenin yönetmelikler mimarlığı olduğu düşünüldüğünde orada yer almamanın daha iyi olabileceğini düşünmek size de moral verebilir.

Üretmeyi istemek nedir peki?

Mesleki etkinliklere katılmak, kendince notlar ve ilham öykülerine odaklanmak, mesleki yayınları takip etmek, boş vakitlerinde yeniliklere odaklanmak, hatta birşeyler karalamak bile olabilir.

Çocuksu bir mutluluğa ulaşmanın, profesyonel hayatta bile amatör ruhu koruyabilmenin bir tarifini daha paylaşmış oldum bu arada.

Hayata anlam kazandırmak için, öğrenilenleri unutmamak için mesleğe saygı için kendimiz ve mimarlık kültürü için bu kurtuluş reçetesidir.

Örneğin ben son zamanlarda daha çok birşeyler okuyarak ve izleyerek bu deneyimi yaşıyorum.

Biraz önceleri ise her boş vaktimde bir plan taslağı üzerinde çalışmayı, hatta görselleştirmeyi bile konsept proje geliştirme olayına yönelik çalışmaları fazla yaptığımı söyleyebilirim.

* * *

Evet, şimdi kağıdı kalemi alın ve deneysel çalışmalara başlayın. Bir ufak tavsiye olarak çok güzel bir not defteri, güzel bir pilot ya da eskiz kalemi size bu noktada isteklilik kazandıracaktır.

Yazın çizin, karalayın, plan kesit görünüş hiç farketmez yeterki birşeyler karalamaya başlayın.

Mesleğin hangi evresinde olursanız olun, birşeyler üretme, mesleki konular hakkında atıp tutma ve kalemi kağıdı hayatınızdan hiç eksik etmeyin.

* * *

İyi işveren = şanslı mimar = iyi işler

Üretmeyi istemek konusundan çıkıp biraz da mevcut üretimlerin, iyi diye atfedilen üretimlerin otağına davet etmek istiyorum sizi.

Bu işlerin pek çoğunda işverenin tanıdığı olanakların geniş spektrumundan ve olanakların zenginliğe – farklı varyasyonlara ve olanaklara alt yapı sağladığını bilmeliyiz. Bu benim tezimdir. Kimse bana hikaye okumasın..

Hiçbir mimar; çekilmez, düşük bütçeye sahip, inanılmaz sınırlayıcıları olan bürokratik mevzulara gebe, zaman ve bütçe problemi hat safhada olan, sineğin yağından orduya yemek isteyen ihtiyaç listesine sahip bir işten harikalar yaratamaz. İki kere iki dört!!!

Ben iyi işlerin altına imza atan meslektaşları önce büyük oranda bu sebeple hep kıskanmışımdır, sonra enteresan fikirleri nasıl uygulamaya döktükleri noktasında..

Yazar Murat Erçelebi

Müellifi kayıp projelerin mimarı, okur, yazar, çizer, dinler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir